Vazo, Saksı ve Kırılacak Eşyayı Taşımanın Güvenli Yolu
Kırılabilir ve ağır eşyaları taşırken, rafa yerleştirirken ve kırılma anında ne yapmalı? Evde uygulanabilir güvenlik kuralları.
Derya Kıran 5 dk okuma
Evdeki kazaların önemli bir bölümü büyük işlerde değil, küçük ve sıradan hareketlerde olur. Bir vazoyu rafa kaldırırken, ağır bir saksıyı balkona taşırken ya da bir kutu cam bardağı dolaba yerleştirirken. Kırılan eşyanın maddi değeri bir yana, asıl risk kesilen el, düşen ağırlığın altında kalan ayak ve dengeyi kaybederek yaşanan düşmelerdir. Bu yazıda kırılabilir ve ağır eşyaları taşırken ve yerleştirirken uygulanabilecek pratik güvenlik kurallarını topluyoruz.
Taşımadan Önce Yolu Hazırlamak
Kırılacak bir eşyayı kaldırmadan önce yapılacak ilk iş, onu bırakacağınız yeri boşaltmaktır. Elinizde ağır bir saksıyla masaya vardığınızda üzerinde başka eşyalar duruyorsa, tek elle yer açmaya çalışmak en riskli andır. Aynı şekilde yürüyeceğiniz güzergâh üzerindeki halı kenarları, kablolar, açık dolap kapakları ve zeminde duran ayakkabılar önceden kaldırılmalıdır. Görüşünüzü kapatan büyük bir eşya taşıyorken ayağınızın önünü göremezsiniz; bu yüzden yol temizliği taşımanın kendisinden daha önemlidir.
Kapılar da hesaba katılmalıdır. Kendiliğinden kapanan bir kapıyı elinizde vazoyla iterek geçmeye çalışmak yerine, kapıyı önceden açık sabitlemek gerekir. İki oda arasında geçiş yaparken eşiğe takılma ihtimali de düşünülmeli; eşikte adımı kısaltmak yerine yükü kısa süreliğine yere bırakıp geçmek daha güvenlidir.
Doğru Tutuş: Nereden Kavranır?
Vazolar ve sürahiler genellikle boyun kısmından tutulur; oysa bu bölge en zayıf noktadır. Doğru tutuş, bir elle tabanı destekleyip diğer elle gövdeyi dengelemektir. Saksılarda kulp ya da kenar çıkıntısı varsa bile ağırlık merkezinin taban olduğu unutulmamalıdır; sadece kenardan tutulan bir saksı, toprak kaydığı anda dengesini kaybeder. Kulplu eşyalarda kulbun yapıştırma mı yoksa gövdeyle tek parça mı olduğuna bakmak da yararlıdır; yapıştırılmış kulplar zamanla zayıflar.
Bardak ve tabak gruplarında en yaygın hata, tek seferde fazla sayıda parçayı üst üste taşımaktır. Yüksek bir yığın hem görüşü kapatır hem de en alttaki parçaya orantısız yük biner. Aynı işi iki turda yapmak, kırılan bir takımı yenilemekten her zaman daha ucuzdur.
Ağırlığı Bedene Yakın Tutmak
Ağır bir saksıyı kollar ileri uzatılmış halde taşımak, bel ve omuz üzerindeki yükü büyük ölçüde artırır. Yükü göğse yakın, dirsekler gövdeye bitişik biçimde taşımak hem daha az yorar hem de dengeyi korur. Yerden kaldırırken belden öne eğilmek yerine dizleri bükerek çömelmek, sırtın düz kalmasını sağlar. Kalkarken dönüş hareketi yapılmamalı; önce dik durup sonra ayak yönü değiştirilmelidir. Yükle birlikte gövdeyi burmak, bel zorlanmalarının en sık nedenlerinden biridir.
Bir eşya tek başına kaldırılamıyorsa zorlamamak gerekir. İki kişilik bir işte iki kişi çalışırken de sözlü uyum şarttır: kimin nereye adım atacağı, hangi noktada bırakılacağı ve "bırakıyorum" sözünün kim tarafından söyleneceği önceden konuşulmalıdır. Sessiz taşıma, senkronu bozan en yaygın etkendir.
Yerleştirirken Dikkat Edilecekler
Kırılabilir eşyayı yerleştirirken yüzeyin düzlüğü ve sabitliği belirleyicidir. Hafifçe sallanan bir sehpa, ince ayaklı bir konsol ya da kenarı çıkıntılı bir raf uzun vadede risk taşır. Vazo ve saksılar rafın ön kenarına değil, iç kısmına yerleştirilmelidir; kenara yakın duran eşya, yanından geçen bir kolun ya da açılan bir kapının teması ile kolayca devrilir.
Yükseklik de önemlidir. Ağır eşyalar göz hizasının üstüne kaldırılmamalıdır; yukarıdan indirilirken kontrolü kaybetmek çok daha kolaydır ve düşen ağırlık doğrudan başa ya da omuza gelir. Alt raflar ağır ve dengesiz eşyalar için, üst raflar hafif ve az kullanılan eşyalar için uygundur.
Kaymayı ve Titreşimi Azaltmak
Parlak ve pürüzsüz yüzeylerde cam ya da seramik tabanlar kolayca kayar. Altına ince keçe, silikon ped ya da küçük bir örtü koymak sürtünmeyi artırır. Çamaşır makinesi, buzdolabı ya da yoğun geçilen bir koridora yakın raflarda titreşim zamanla eşyayı kenara doğru yürütür; bu tür yerlerde eşyayı duvara yaslamak ya da raf önüne ince bir çıta eklemek işe yarar.
- Yüksek ve dar vazolar, geniş tabanlı olanlara göre çok daha kolay devrilir.
- Su dolu bir vazo, boşken taşınıp yerinde doldurulmalıdır.
- Toprak dolu saksılar sulandıktan sonra belirgin biçimde ağırlaşır; taşıma sulamadan önce yapılmalıdır.
- Balkon korkuluğuna asılan saksılarda askı sistemi düzenli olarak kontrol edilmelidir.
- Çocuk ve evcil hayvan bulunan evlerde masa örtüsü sarkıntısı, üzerindeki her şeyi çekme riski taşır.
Kırılma Anında Doğru Davranış
Bir cam kırıldığında ilk refleks eğilip parçaları toplamaktır; oysa doğru sıra farklıdır. Önce çıplak ayakla o alana kimsenin girmemesi sağlanmalı, sonra ayakkabı giyilmeli ve toplamaya büyük parçalardan başlanmalıdır. Küçük kıymıklar için süpürge yeterli değildir; nemli bir kâğıt havluyla zemine bastırarak toplamak daha etkilidir. Parçalar doğrudan çöp poşetine atılmamalı, önce kalın bir kâğıda ya da kartona sarılmalıdır; aksi halde poşeti taşıyan kişi için yeni bir risk doğar. Toplama bittikten sonra alanın bir kez daha ışık altında kontrol edilmesi iyi olur; kıymıklar ancak yandan gelen ışıkta görünür.
Taşınma ve Uzun Yol Paketlemesi
Ev değiştirirken kırılacak eşya için ayrı ve küçük kutular kullanmak gerekir. Büyük kutu daha fazla eşya alır ama ağırlaştıkça taşınması zorlaşır ve düşme riski artar. Her parça tek tek sarılmalı, kutunun tabanına ve üstüne dolgu konmalı, aralara boşluk bırakılmamalıdır. Sallandığında içeride ses çıkaran bir kutu yeterince doldurulmamış demektir. Kutunun üstüne hangi odaya ait olduğunu ve kırılabilir içerik taşıdığını yazmak, hem taşıma sırasında hem de açarken kolaylık sağlar.
Aceleyi Azaltan Bir Alışkanlık
Kırılan eşyaların büyük çoğunluğu, birkaç saniye kazanma çabası yüzünden kırılır. İkinci bir tur atmamak için fazladan parça alınır, sandalyeye çıkmak yerine parmak ucunda uzanılır, yer açmak yerine mevcut boşluğa sıkıştırılır. Taşıma işine başlamadan önce kendine "bu iki turda yapılsa ne kaybederim" diye sormak, çoğu kazayı daha başlamadan önler. Ev güvenliği çoğu zaman özel ekipmanla değil, birkaç saniyelik sabırla sağlanır.